
Knidos, benzersiz topografyası nedeniyle “çifte kent” görünümündedir. Yerleşim; Anadolu anakarası ile Kap Krio (Deve Boynu Burnu) adı verilen ada bölümünün birleştiği alanda kurulmuştur.
- Teraslama Sistemi: Kentin kurulu olduğu arazi oldukça engebeli ve diktir. Bu dik topografyayı avantaja çevirmek için antik mühendisler, basamak şeklinde yükselen muazzam bir teraslama sistemi uygulamışlardır.
- Hippodomik (Izgara) Plan: Kent, doğu-batı yönünde uzanan ana caddeler ve bunları dik kesen kuzey-güney doğrultusundaki merdivenli caddelerle örülmüştür. Bu düzenli ve planlı şehir yapısı, antik dönemin şehir şehircilik dehasını gösterir.
- Çift Liman: Biri askeri (Kuzey), diğeri ise ticari (Güney) olmak üzere iki büyük limana sahipti. Bu yapı, kenti deniz ticaretinin zorunlu ve korunaklı bir uğrak noktası haline getirmiştir.
2. Kökeni, Dor Hexapolis’i ve Pers İstilası
Kentin en erken izleri M.Ö. 14. ve 13. yüzyıllara ait Miken seramik kap parçalarıyla başlar.
- Dor Soyu: M.Ö. 12. ile 9. yüzyıllar arasındaki Ege ve Dor göçleri sırasında kente, Sparta’dan gelen bir Dor soyu yerleşmiştir. Knidosluların bu kökeni, Roma İmparatorluk Dönemi’ne kadar kentteki yazıtlarda Dor lehçesinin kullanılmasıyla tescillenmiştir.
- Dor Hexapolis’i: Knidos; Rodos’taki İalysos, Kameiros, Lindos kentleri ile Kos ve Halikarnassos (Bodrum) ile birlikte Dor Hexapolis’i adı verilen altılı bir kent birliği kurmuştur. Bu birliğin ortak kült (inanç) merkezi olarak ise Knidos belirlenmiştir.
- Sömürgeler ve Delphi: M.Ö. 7. yüzyılda Sicilya ve Naukratis’te koloniler kuracak kadar güçlenen Knidos, M.Ö. 6. yüzyılda Yunanistan’daki ünlü Delphi Apollon kutsal alanına mermerden bir hazine dairesi yaptırmıştır. Sütun yerine kullanılan ve Karyatid adı verilen genç kadın figürleri, kentin o dönemki refahının en net kanıtıdır.
- Pers İstilası ve Balıkaşıran Girişimi: Perslerin Batı Anadolu’yu işgali sırasında Knidoslular, yarımadayı düşmandan korumak ve ada haline getirmek için bugün “Balıkaşıran” olarak bilinen en dar yerinden kazarak kesmeye çalışmışlardır. Ancak arazinin çetin yapısı nedeniyle bu girişim sonuçsuz kalmış ve kent Pers yönetimine girmiştir.
3. Altın Çağ: Siyaset, Ticaret ve Küresel Bağlantılar
M.Ö. 5. yüzyılda Atik-Delos Deniz Birliği’nin üyesi olan kent, Peloponnesos Savaşları sırasında güçlü Spartalıların tarafına geçti. M.Ö. 4. yüzyılda Karia Satrabı Mausolos’un gücünü tüm bölgede hissettirdiği dönemde Knidos, parlak çağlarından birini yaşadı.
- Uluslararası Ticaret: Knidos’un ticari ağının büyüklüğü çarpıcıdır; antik dönemde Afganistan’da bile Knidos sikkelerine rastlanmıştır. Ayrıca M.Ö. 3. yüzyıl yazıtları, kentin Mısır hanedanlarıyla çok yakın ilişkiler içinde olduğunu belgelemektedir.
- Knidos Şarabı ve Zeytinyağı: Kent, antik dünyada zeytinyağı ve özellikle şarap üretimiyle ün salmıştı. Dalında yarı kurutulmuş, çok olgunlaşmış üzümlerden preslenmeden elde edilen tatlı şarapları “protopon” antik yazarlarca çok övülmüştür. Helenistik ve Roma Dönemleri boyunca üretilen Knidos amphoraları, kandilleri ve kabartma bezemeli kapları (oinophoros) Akdeniz havzasındaki hemen her kente ihraç edilmiştir.
- Doğal İhracat: Şarap ve seramiğin yanı sıra kentte yetişen defne (daphne cnidium), keçiboynuzu (ceratonia siliqua) ve papirüs katkı maddesi olarak kullanılan özel bir tür kamış (arundo donax) da önemli ihraç kalemleri arasındaydı.
4. Bilim, Tıp ve Sanatın Beşiği
Knidos, sadece ticaretiyle değil, yetiştirdiği dehalarla da antik dünyaya yön vermiştir:
- Astronomide Eudoksus: Çağının en büyük matematikçi ve astronomlarından Eudoksus, Knidos’ta gökyüzü hesaplamaları için bir rasathane (gözlemevi) kurmuş ve zamanı/mevsimleri gösteren ünlü güneş saatini yapmıştır.
- Mimaride Sosistratos: Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri sayılan İskenderiye Feneri’nin mimarı Sosistratos Knidosludur. Sosistratos ayrıca kendi memleketi Knidos’ta “ambulatio pensiles” olarak tanımlanan çok katlı görkemli bir Stoa (sütunlu galeri) inşa etmiştir.
- Tıpta Knidos Tıp Ekolü: Sağlık tanrısı Asklepios’un M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren onurlandırıldığı kentte kurulan tıp okulu, Kos (İstanköy) adasındaki Hipokrat’ın okuluyla rekabet edecek düzeyde popüler ve gelişmişti.
- Görkemli Yontular: Ünlü heykeltıraşlar Skopas ve Bryaxis kent için harika eserler üretmiştir. Bugün British Museum’da sergilenen ünlü oturan Demeter Heykeli bu dönemin bir ürünüdür.
5. Çıplak Aphrodite Heykeli ve Antik Turizm
Knidos, antik dönemde de günümüzde olduğu gibi yoğun bir ziyaretçi ve turizm merkeziydi. Bunun en temel sebebi, ünlü heykeltıraş Praxiteles‘in kent için yaptığı “Aphrodite Euiploia” (Denizcileri Selamlayan Aphrodite) heykelidir.
Kadının tamamen çıplak olarak tasvir edildiği ilk anıtsal heykel olan bu şaheser, kentin yakınlarından geçen bütün gemilerin görebileceği hakim bir tepe üzerine yerleştirilmişti. Dünyanın dört bir yanından insanlar sadece bu kutsal ve estetik heykeli görebilmek için Knidos limanlarına demir atardı.
Kentte Görülmesi Gereken Başlıca Yapılar
Canlı yapı faaliyetlerinin yaşandığı Helenistik ve Roma dönemlerinden günümüze zengin bir mimari miras kalmıştır:
- İki Antik Tiyatro: Biri limanın hemen kenarında yer alan (küçük tiyatro / Odeion), diğeri ise yukarı yamaçta bulunan büyük tiyatrodur. İlk olarak Lord Charlemont tarafından tanımlanan alt tiyatro, bugün restore edilmiş haliyle harika bir deniz manzarasına bakar.
- Tapınaklar ve Kutsal Alanlar: Kentin en üst katında yer alan Korinth düzenindeki Yuvarlak Tapınak, M.Ö. 2. yüzyıl ortalarında inşa edilen sürülerin ve hasatın tanrısı Apollon Karneios Tapınağı (ve önündeki anıtsal sunak), Dionysos Tapınağı, Dor Tapınağı (Pembe Tapınak), Musalar ve Demeter Kutsal Alanları kentin zengin inanç dünyasını yansıtır.
- Kiliseler: Kentin Hristiyanlık dönemindeki önemini gösteren, bilinen sekiz adet antik kilise kalıntısı mevcuttur.
- Anıtsal Yapılar: Sosistratos’un çok katlı stoası, anıtsal Helenistik Villa ve antik çeşmeler kentin sokaklarını süslemektedir.
6. Knidos’un Modern Kazı Tarihçesi
Knidos, 18. yüzyıldan itibaren batılı araştırmacıların odak noktası olmuştur:
- İlk Tanımlamalar: Lord Charlemont’un ardından 19. yüzyıl başlarında İngiliz Dilettanti Cemiyeti’nden W. Gell, F. Bedford ve J.P. Gardy kentteki anıtları ilk kez kayıt altına almıştır.
- Newton Dönemi (1857-1859): Knidos’taki ilk geniş çaplı kazılar Sir Charles Thomas Newton tarafından yürütülmüştür. Ne yazık ki bu çalışmalarda, Knidos’un simgelerinden olan ünlü Aslanlı Mezar’ın yaklaşık 8 ton ağırlığındaki devasa aslan heykeli ve birçok önemli eser İngiltere’ye, British Museum’a taşınmıştır.
- Iris C. Love Dönemi (1967-1977): İkinci dönem kazıları Amerikalı arkeolog Iris C. Love tarafından Long Island Üniversitesi adına yürütülmüş, özellikle Aphrodite Tapınağı ve heykeli üzerine yoğunlaşılmıştır.
- Yakın Dönem Kazıları (1987-2006): Üçüncü dönem kazıları ise T.C. Kültür Bakanlığı adına Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından Prof. Dr. Ramazan Özgan başkanlığında yürütülmüş ve kentin modern arkeolojisine çok büyük katkılar sağlanmıştır.