Halilürrahman Camii (Döşeme Camii)

Ne)mrut, Hz. İbrahim’i kalenin bulunduğu tepeden ateşe fırlattığında, ateşin suya, odunların ise balıklara dönüştüğü yer tam olarak burasıdır. Camii, Hz. İbrahim’in düştüğü makamın hemen yanı başında yükselir. Halilürrahman Camii, halk arasında bilinen diğer adlarıyla Döşeme Camii veya Makam Camii, Şanlıurfa’nın inanç turizminin kalbi olan Balıklıgöl’ü çevreleyen Halîlürrahman Külliyesi’nin en eski binasıdır. Aynı zamanda Urfa’nın en … Devamını oku

Rızvaniye Camii

Rızvaniye Camii, 1736 (Hicri 1149) yılında Rakka Valisi Rıdvan Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Caminin adı da banisi olan Rıdvan Paşa’dan gelmektedir. Bizans dönemine ait olan ve St. Thomas Kilisesi olarak bilinen bir yapının kalıntıları üzerine inşa edildiği rivayet edilir. Cami, sadece bir ibadethane olarak değil; medresesi, avlusu ve haziresiyle (mezarlık) tam bir külliye mantığıyla tasarlanmıştır. … Devamını oku

Hz. İbrahim’in Ateşe Atıldığı Makam: Ateşin Gül Bahçesine Dönüştüğü Yer Balıklı Göl

MÖ. 2000 yıllarında yaşayan Hz. İbrahim (a.s)’ın, Urfa Kralı Nemrut Bin Ken’ân tarafından ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinir ve ziyaret edilir. İçinde bir pınar halinde akan suyun şifalı olduğuna inanılır. Nemrut, halkın putlarını kıran ve tek tanrı inancını savunan Hz. İbrahim’i cezalandırmak için ibretlik bir plan yapar. Bugün Şanlıurfa Kalesi’nin bulunduğu tepede devasa bir … Devamını oku

Mevlid-i Halil Camii

Mevlid-i Halil Camii, “Mevlid”, kelime anlamı olarak “doğum yeri” demektir; caminin bu ismi alması ise İslamiyet, Yahudilik ve Hristiyanlık için ortak bir ata kabul edilen Hz. İbrahim’in doğduğu yer olarak inanılan mağaranın hemen yanında yükselmesinden gelir. Yapının Tarihçesi Mevlid-i Halil Camii’nin bulunduğu alan, sadece İslam dönemi için değil, insanlık tarihi için de kesintisiz bir ibadet … Devamını oku

Yeni Mevlid-i Halil Camii

Halk arasında “Dergâh Camii” olarak anılan bu görkemli mabed, aslında tarihi Mevlid-i Halil Camii’nin hemen yanına, artan ziyaretçi ve cemaat ihtiyacını karşılamak amacıyla 1980’li yıllarda inşa edilen ve 1988 yılında çevre düzenlemeleriyle tam anlamıyla tamamlanan yeni camidir. Neden Yeni Bir Cami İnşa Edildi? Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan kutsal mağaranın yanı başındaki eski Osmanlı yapısı (1523 … Devamını oku

Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara

Şanlıurfa, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve semavi dinlerin ortak noktası olmuş kadim bir şehirdir. Bu şehrin kalbinde, Balıklıgöl (Halil-ür Rahman) yerleşkesinin hemen yanı başında bulunan bir mağara, her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilir: Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara. Tarihi ve Dini Arka Plan İslam kaynaklarına ve dönemin rivayetlerine göre, dönemin zalim … Devamını oku

Mimar Sinan Hayatı ve Türbesi

1490 – 1588 yılları arasında yaşayan ve Kayseri’nin Ağırnas köyünde dünyaya gelen Mimar Sinan, Osmanlı mimarisinin en büyük dehasıdır. Yavuz Sultan Selim döneminde devşirme olarak İstanbul’a getirilmiş ve ilk olarak marangozluk eğitimi almıştır. Kanûnî Sultan Süleyman’ın Belgrad (1521) ve Rodos (1522) seferlerine yeniçeri piyadesi olarak katılan Sinan, gösterdiği üstün hizmetler sayesinde atlı sekbanlar arasına seçilmiştir. … Devamını oku

Şeyh Muhammed Zafir Efendi’nin Hayatı ve Türbesi

Şazili tarikatına bağlı Medeni kolu şeyhlerinden Şeyh Muhammed Zafir Efendi, 1244/1828 yılında Trablusgarb’ın Derne yakınında Mısrata beldesinde dünyaya geldi. Künyesi; Şeyh Muhammed Zafir b. Muhammed Hasan b. Hamza Zafir el-Medeni et-Trablusi el-Mağribi eş-Şirazi’dir. Babası Muhammed Hasan Zafir el-Medeni, annesi ise Kamer Hanım’dır. İlk tahsilini babası Muhammed Hasan Zafir’den aldı. On dokuz-yirmi yaşlarına kadar Mısrata’da bulunup … Devamını oku

Ertuğrul Tekke Camii

Sultan II. Abdülhamid tarafından 1887 yılında yaptırılan ana bina, en başından itibaren hem mahallelinin ve padişahın özel muhafız birliği olan Ertuğrul Alayı‘nın namaz kıldığı bir cami, hem de Şâzelî dervişlerinin zikir yaptığı bir tevhidhane (tekke) olarak aynı anda hizmet verecek şekilde, tek bir gövdede tasarlanmıştır. İstanbul’u Afrika’ya Bağlayan Dergâh Bu yapının inşa edilmesinin en büyük … Devamını oku

İstanbul’un Kutlu Neferlerinden: Alemdar İbrahim Efendi ve Kabrinin Hikayesi

İstanbul’un fethi, sadece askeri bir zafer değil; asırlardır süregelen bir müjdenin, inanmış neferler tarafından gerçeğe dönüştürülme hikayesidir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur” hadis-i şerifine mazhar olabilmek için yola çıkan o kutlu orduya tarihimizde “Ni’mel-Ceyş” (Güzel Ordu / Mutlu Askerler) denir. İşte bu kutlu … Devamını oku