Şeyh Süleyman Mescidi, İstanbul’un Fatih ilçesinde, tarihi Yarımada’nın en köklü noktalarından biri olan Zeyrek Caddesi üzerinde yer almaktadır. Mimari özellikleri incelendiğinde yapının bir Bizans, hatta çok daha eski bir erken Hristiyan Dönemi eseri olduğu anlaşılmaktadır.
Yapının, hemen yakınındaki ünlü Pantokrator Manastırı’nın kütüphanesi olduğuna dair kesinliği kanıtlanmamış çeşitli görüşler mevcuttur. Ancak yapıda kullanılan inşa tekniği, kuzeydoğusunda bulunan ve 12. yüzyılın ortalarında inşa edilen Pantokrator Manastırı’ndan daha eski bir tarihe sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Bu sebeple, binanın manastır kompleksiyle birlikte yapılmadığı, ancak o dönemde zaten var olduğu için manastırın kütüphanesi olarak işlev gördüğü düşünülmektedir.
Şeyh Süleyman Mescidi’nin Mimarisi ve Mezar Odası (Kripta)
Şeyh Süleyman Mescidi, erken Hristiyan ve ilk Bizans dönemlerinin tipik merkezi planlı yapılarındandır. Tarihte bu tarz mimari yapılar genellikle vaftizhane veya mezar binası (anıtsal mezar) olarak kullanılmıştır.
1950’li yıllarda gerçekleştirilen detaylı bir arkeolojik incelemede, yapının zemin altında bir mezar odası (kripta) keşfedilmiştir. Bu keşifle birlikte, yapının aslen bir Bizans dönemi mezar yapısı olduğu gerçeği açıklığa kavuşmuştur.
Bizans Kilisesinden Osmanlı Mescidine Dönüşüm
İstanbul’un fethinden sonra, II. Bayezid döneminde (1481–1512) yapı önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Vakfiye kayıtlarına göre 1498–1499 yıllarında, Şeyh Süleyman Halife tarafından mescide çevrilerek vakfedilmiştir.
Ayvansarayi Hüseyin Efendi’nin aktardığı bilgilere göre; Fatih Sultan Mehmet dönemi şeyhlerinden olan ve Zeyniyye tarikatına mensup Şeyh Süleyman Efendi’nin kabri de bu mescidin çevresinde gömülüdür.
Cibali Yangını ve Restorasyon Süreci
Tarih boyunca pek çok afet atlatan yapı, 18. yüzyılda meydana gelen büyük Cibali yangınında ağır hasar görerek yanmıştır. Ayşe Sultan Kethüdası Kazganî Hasan Ağa’nın girişimleri ve dönemin padişahı Sultan III. Mustafa’nın emir ve destekleriyle tamir edilmiş, bu dönemde yapıya bir de minber eklenmiştir.
Şeyh Süleyman Mescidi’nin genel mimari özellikleri şöyledir:
- Malzeme: Taş ve tuğla almaşık örgü sistemine sahiptir.
- Plan: Sekiz köşeli (oktagonal) bir gövdeye ve tek kubbeye sahiptir.
- Minare: Yapının özgün mimarisinde ve sonradan yapılan onarımlarında minaresi yoktur.
Son olarak, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılında başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları 2017 yılında tamamlanmış ve tarihi mescit yeniden ibadete açılarak İstanbul kültür mirasına kazandırılmıştır.