Yıldız Sarayı – KÜTÜBHÂNE-İ HÜMÂYÛN (Silahhâne)

Yemekhaneden Silahhane’ye: Yapının Tarihsel Dönüşümü

Sultan II. Abdülhamid tarafından ilk inşa edildiğinde bu yapı, sarayda hizmet eden görevliler ve askeri personel için bir yemekhane olarak tasarlanmıştı. Ancak ilerleyen dönemde, saray bünyesinde daha önceden mevcut bulunan ve genişleyen Silahhane’nin buraya taşınmasına karar verildi. Taşınma işleminin ardından bina, bu askeri ve tarihi kimliğiyle bütünleşerek “Silahhane” adıyla anılmaya başlanmıştır.

Sultan II. Abdülhamid Dönemi ve Yıldız Arşivi’nin Doğuşu

Yıldız Arşivi ile Yıldız Sarayı‘nın adı,Sultan II. Abdülhamid ile adeta özdeşleşmiş ve bu dönemin en büyük simgelerinden biri haline gelmiştir. Padişah, 33 yıllık saltanatı boyunca bilime, sanata ve belgeciliğe büyük önem vermiştir.

Sultan II. Abdülhamid’in vizyonuyla sarayda;

  • Binlerce eşsiz el yazması ve basılı kitap,
  • Dünyanın dört bir yanından toplanan nadide haritalar,
  • İmparatorluğun ve dünyanın durumunu belgeleyen devasa bir fotoğraf koleksiyonu bir araya getirilmiştir.

Ayrıca ülkenin uluslararası tanıtımına çok büyük önem veren padişah; başta payitaht İstanbul olmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu’nun muhtelif şehirlerindeki önemli mimari yapıları, sosyal hayatı ve gelişmeleri içeren çok değerli bir “Yıldız Fotoğraf Albümleri” koleksiyonu hazırlatmıştı.

31 Mart Vakası, Tasfiye ve Kütüphanenin Dağılması

Sultan II. Abdülhamid’in 31 Mart Vakası’nın ardından 27 Nisan 1909’da tahttan uzaklaştırılması, Yıldız Sarayı için de zorlu bir dönemin başlangıcı oldu. Padişahın tahttan indirilmesiyle birlikte Yıldız Sarayı ile birlikte bu muazzam kütüphane de ne yazık ki tasfiye edilmiştir.

Kütüphanede yer alan paha biçilemez eserler dağılmanın eşiğine gelmiş; kutular içinde ve tomarlar halindeki albümler, eşsiz el yazmaları, hat levhaları ve çeşitli antika eserler 14 Mart 1910 tarihinde Maarif Nezareti’ne (Eğitim Bakanlığı) teslim edilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) çıkardığı özel bir kanun ile bu koleksiyon, Darülfünun’a (günümüzdeki İstanbul Üniversitesi Genel Kütüphanesi / Nadir Eserler Kütüphanesi) devredilmiştir.

Kütüphane-i Hümayun’un Yüzyıllık Yuvaya Dönüş Yolculuğu

Uzun yıllar saray dışında korunan bu nadide miras için 27 Nisan 2022 tarihinde tarihi bir adım atılmıştır. Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ile İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanan 867262 sayılı protokol ile büyük bir geri dönüş süreci başlamıştır.

İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde muhafaza edilen; kutular ve tomarlar halindeki albümler, mücevher değerindeki el yazmaları, hat levhaları ve antika eserlerden oluşan Kütüphane-i Hümayun koleksiyonu, aslına uygun olarak orijinal ahşap kitap dolapları ile birlikte teslim alınmıştır. Bu sayede bu paha biçilemez manevi ve tarihi miras, tekrar doğduğu yere, yani Yıldız Sarayı bünyesine geri kazandırılmıştır.

Konumu

Ana Başlık – Yıldız Sarayı Tıkla

Paylaş

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: