MÖ. 2000 yıllarında yaşayan Hz. İbrahim (a.s)’ın, Urfa Kralı Nemrut Bin Ken’ân tarafından ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinir ve ziyaret edilir. İçinde bir pınar halinde akan suyun şifalı olduğuna inanılır.
Nemrut, halkın putlarını kıran ve tek tanrı inancını savunan Hz. İbrahim’i cezalandırmak için ibretlik bir plan yapar. Bugün Şanlıurfa Kalesi’nin bulunduğu tepede devasa bir ateş yakılır. Ateş o kadar büyüktür ki yanına kimse yaklaşamaz.
Nemrut’un emriyle, kalenin üzerine inşa edilen iki devasa sütun arasına bir mancınık sistemi kurulur. Hz. İbrahim bu mancınıkla, aşağıdaki devasa ateş kütlesinin tam ortasına fırlatılır.
“Ey Ateş, İbrahim’e Karşı Serin ve Selamet Ol!”
Kur’an-ı Kerim’de Enbiya Suresi 69. ayette zikredilen mucize tam bu esnada gerçekleşir. Yüce Allah ateşe, “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selametli ol” diye buyurur.
- Ateş Suya Dönüşür: Hz. İbrahim’in düştüğü andaki o devasa ateş dalgaları berrak bir göle dönüşür. Bu göl bugün bildiğimiz Halil-ür Rahman (Balıklıgöl)’dür.
- Odunlar Balık Olur: Ateşin beslendiği meşe odunları ise gölün içindeki kutsal balıklara dönüşür.
- Zeliha’nın Gözyaşları: Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha, Hz. İbrahim’e iman etmiştir ve onun ateşe atılmasına dayanamayıp kendisini de peşinden boşluğa bırakır. Zeliha’nın düştüğü yerde ise bugün Balıklıgöl’ün hemen yanında bulunan Aynzeliha Gölü oluşur.