ŞEYH ABDULLATİF KUDSİ


Şeyh Abdüllatif Kudsi Türbesi, Sultan II. Murad tarafından din adamı ve mutasavvıf Abdüllatif Kudsi (1385-1452) adına, 15. yüzyıl ortalarında inşa ettirilmiştir. Türbenin altında kripta bölümü (mezar odası) bulunmakta olup, bu bölümün önünde eskiden bir sofa olduğu ve burasının da çilehane olduğu tahmin edilmektedir.

Abdüllatif Efendi, Buhara’dan gelen bir zat olup Kudüs üzerinden Bursa’ya geldiği için kendisine, Kudüslü anlamında “Kudsi” lakabı verilmiştir. 1448’de Bursa’ya gelerek Zeyniyye tarikatının Bursa’da yayılmasında tanınmasında çok önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Zeyniler Dergahını kurmuştur. 1452’de vefat ettiğinde Zeyniler Camii’nin güneybatısındaki türbesine defnedilmiştir. Kudsi’nin yerleştiği semt daha sonra bağlı bulunduğu tarikat sebebiyle “Zeyniler” adını almıştır.

Abdüllatif-i Kudsî’nin tasavvuf tarihi açısından en önemli özelliği, Zeyniyye tarikatını Anadolu’ya getirmiş olmasıdır. Zeyniyye tarikatı, Sübreverdiye tarikatının bir kolu olup, özellikle Şeyh Vefa döneminde etkili olmuş, ancak günümüze kadar varlığını sürdürememiştir. Bu tarikat, Anadolu’daki tasavvufi hareketlerin şekillenmesinde kritik bir rol oynamıştır.

Yetiştirdiği birçok sûfî arasında:

  • Abdüllatif-i Kudsî’den sonra postnişin olan Taceddin İbrahim Karamânî,

Manavgatlı Yahşî Fakîh’in oğlu olan Taceddin İbrahim, zahirî ilimleri tahsil etmek üzere devrin meşhur ulemasından Pirî Efendi’nin yanına gelmişti. Kudsî’nin Konya’ya geldiğini duyan Pirî Halife yanına gayr-i ihtiyarî Taceddin’i alarak Konya’ya gitmiş ve Kudsî ile görüşmüştür. Tekrar Eğridir’e dönmek istediklerinde Kudsî, “Molla Taceddin’i bize koyunuz” diyerek onu yanına almış daha sonra
beraberce Bursa’ya gitmişlerdir. Karamanî, mürşidinin denetiminde riyazet ve mücahede hayatına devam etmiş, bir ara yalnız başına Uludağ’a çıkmış, ıssız orman içinde münzevî hayatını sürdürmüştür. Şeyhinden sonra 16 yıl postnişin olarak hizmet vermiştir.

  • Şeyh Vefa Sultan lakaplı Muslimuddin Mustafa b. Ahmed,
  • Ve Osmanlı tarih yazıcılığında iz bırakan Âşıkpaşazâde.

Abdüllatif-i Kudsî, “zahiri ve bâtınî ilimleri” şahsında birleştirerek yalnızca dervişleri değil, dönemin önde gelen âlimlerini de etkilemeyi başarmıştır. Bu özelliğiyle, Osmanlı Devleti’nin dinî ve fikrî yapısının oluşumuna katkıda bulunan manevî mimarlardan biri kabul edilir.

Araştırmalar, onun “Zeyniler Semti”nin merkezinde yer aldığını gösteriyor. Bu semtteki sosyal, kültürel ve dini hayatın, Abdüllatif-i Kudsî’nin öğretileri, müritleri ve sevenleri etrafında şekillendiği anlaşılıyor. Zeyniyye tarikatı, kısa ömrüne rağmen Anadolu’nun manevi coğrafyasında derin izler bırakmıştır.


Türbe kare planlı ve tek kubbelidir. Türbede altı adet lahit bulunmaktadır. Abdüllatif Kudsi’nin yanısıra Abdüllatif Kudsi’nin halifelerinin de türbede gömülü olduğu bilinmektedir. 

1855 depreminde tamamen yıkılarak harap olan türbe, daha sonra bugünkü plan şemasında yeniden inşa edilmiştir. 1958 ve 1965 yıllarında onarım görmüştür.

Türbenin Konumu

Eserleri: 

Kaynak

http://www.yildirim.gov.tr/abdullatif-kudsi-turbesi

Yorum yapın

Paylaş
Paylaş